İş gücünün göçü, şirketlerin, şehirlerin, ülkelerin, hatta kıtaların ekonomilerini değiştirecek kadar öneme sahip. İş gücünün yönelimi, zaman zaman sermayenin olduğu tarafa doğru olurken, zaman zaman da sermaye iş gücünün olduğu tarafa yöneliyor.
Hangi türlü olursa olsun, sonuçta yetişmiş iş gücü dünya için ortak kaynak olarak değerlendiriliyor. Ülke tanımıyor, bölge tanımıyor, kıta tanımıyor. Bütün sınırları kaldırıyor ve ortak bir güç olarak göçediyor. Yetişmiş teknik personel ise, bu göçen iş gücü içinde ayrı bir yer ve öneme sahip. IT ve telekomünikasyon alanında iyi bir eğitim, altyapı ve deneyim, kişilere önlerindeki kapıları açıyor. Telekomünikasyon alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Alcatel'in Türkiye kanadı olan Alcatel Lucent Teletaş'ın İnsan Kaynakları ve Kalite Direktörü Funda Saltuk Oğuz'a, iş gücü hareketliliğinde mevcut durumu ve geleceğe ilişkin öngörülerini sorduk. Telekomünikasyon sektöründe görev yapan bir İK yöneticisi olarak, bu sektördeki iş gücü hareketliliğini nasıl görüyorsunuz?
Bildiğiniz gibi teknolojinin başdöndürücü hızdaki gelişiminden en fazla etkilenen sektörlerin başında telekominikasyon sektörü geliyor. Bu dinamizme paralel olarak yeni servisler, yeni çözümler sektörün vazgeçilmez yapı taşları. Pazara bu sürekli değişim ve gelişim talebi doğrultusunda sürekli yeni oyuncular katılıyor ya da var olan oyuncuların ihtiyaçları farklılaşıyor. Bu da doğal olarak beraberinde insan kaynağı ile ilgili çok yoğun bir talebi getiriyor. Değişimdeki hız pazarın yeni oyuncularına ya da servislerini zenginleştirmeye çalışan diğer oyunculara temelden insan gücünü yetiştirecek zamana sahip olabilme fırsatı veremiyebiliyor. Bu da yetişmiş ya da var olan bilgi düzeyi ile yeni teknolojileri kolaylıkla öğrenebilecek insan gücüne olan talebi yani iş gücü hareketliliğini arttırıyor. Dünyada iş gücü hareketliliği nasıl? Telekomünikasyon sektöründe dünya çapında oyuncuların sayısı hayli fazla. Bu da iş gücü hareketliliğinin ülkesel bazdan global baza taşınmasına neden oluyor. Bizim sektörümüze iş gücü açısından baktığımızda sınırların olmadığını söylemek pek yalnış olmaz sanırım. Bir de buna maliyet faktörünü eklediğinizde, kaliteli servisi en uygun maliyet ile müşterilerine ulaştırmaya çalışan şirketler, maliyet kalemlerinin en önemlilerinden biri olan iş gücü maliyetini minimize etmek amacı ile dünya çapındaki iş gücü hareketine de öncülük ediyorlar.
Türkiye'de durum nasıl? Türkiye'de durum dünyadaki hareketlilik ve sektörel trendler ile çok uyumlu. İş gücü hareketliliğine yalnızca şirketler arası değişim olarak bakmayıp, global şirketlerin dünyada faaliyet gösterdikleri farklı ülkelerdeki operasyonlarda da görevlendirme olarak baktığımızda, hem şirket içi, hem de şirketler arasında iş gücü hareketliliğinin oldukça hızlı olduğunu söyleyebiliriz. Türk mühendisler bu hareketin neresindeler? Biz Alcatel Lucent Teletaş olarak 200'ü aşkın mühendisten oluşan bir ekip ile şirketimizin uluslararası operasyonlarına da ARGE ve servis hizmetleri sağlıyoruz. Bugüne kadar 80 farklı ülkede mühendislerimiz servis ve ARGE hizmeti sundular. Bugün itibari ile ise 40 ülkede AL Teletaş'ın mühendisleri görevlerine devam etmektedir. Sektördeki diğer şirketlerin de benzer faaliyetleri olduğunu izliyoruz. Türk mühendislerinin bu hareketin bir parçası olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz, hem de her geçen gün artan bir sayı ile. Örneğin uluslararası servis hizmetleri ve ARGE takımlarında görevlendirmek üzere yıl sonu itibari ile AL Teletaş ın hedefi 350 mühendis. İş gücü dolaşımının geleceğini nasıl görüyorsunuz? İş gücü dolaşımı bence gelecekte de devam edecek, ancak bugünden biraz daha farklı olarak. Özellikle Hindistan, Mısır, Türkiye gibi maliyet açısından avantajlı iş gücü sağlayan ülkeler bu avantajlarını orta vadede daha fazla sürdüremeyebilirler. Hindistan'da ve Mısır'da faaliyet gösteren şirketlerin iş gücü devir oranlarının % 30- 40'lar dolayında olduğuna dair bilgiler ulaşıyor bize. Bu ülkelerde bir iş yerinde geçirilen sürenin artık aylar ile ifade edildiği ve iş değiştirme motivasyonunun % 90'ların üzerinde bir oranda ücret paketleri kaynaklı olduğu dikkate alındığında belli bir geçiş dönemi sonucunda dünya piyasasında ortak bir ücret seviyesine ulaşılması kaçınılmaz olarak gözüküyor. Bunun sonucunda ise maliyet avantajı yerine dolaşımın kaynağını teknik olarak daha donanımlı, daha kısa sürede daha kaliteli hizmetler sunan iş gücünün oluşturacağını düşünüyorum. |